Sayfalar

12 Nisan 2010 Pazartesi

Dostluk ve İnsanlık arasındaki ince çizgi..

Ben nasıl bir insanım diye düşündüğünüz zamanlar oluyor mu?..eveeeettt
Başkaları tarafından nasıl biliniyoruz acaba, bizim için ne düşünüyorlar, seviyorlar mı bizi, yoksa aman bizden uzak olsun diye mi düşünüyorlar, acaba etrafımıza neşe mi saçıyoruz ,yoksa onları sıkıyor muyuz, keşke hep yanımda olsa denilen arkadaşlardan mıyız, yoksa olsa da olur olmasa da denilenlerden mi???? vs vs..
Bu sorular bu şekilde uzar gider peki en önemli birkaç soru hangisi? Bence şunlar..

Acaba biz kendimizi yeterince seviyor muyuz ki karşımızdakilerin sevmesini bekliyoruz?
Arkadaşlarımıza karşı anlayışlı mıyız, onları anlıyor ve hep yanlarında oluyor muyuz?
Ve arkadaşlıktan anladığımız nedir?

Bunları hiç düşünmeden hemen cevaplayıp ardından da gülebiliyorsanız, harikasınız..

Eğer kendimizi seviyorsak, arkadaşlarımıza karşı anlayışıysak zaten en önemli sınırlar kalkıyor, sonrasında arkadaşlığımızı sorgulamamız kalıyor geriye.
Arkadaşlık herkese göre değişen bir kavram olmakla birlikte bazı olmazsa olmazlara sahiptir bence!
Arkadaşlarımızı kendimiz seçeriz mesela, belki de bizi yansıtırlar, kimisiyle daha samimi oluruz kimisiyle yüzeysel kalır arkadaşlığımız..

Dostum dediğimiz insanlar azdır çünkü herkesten dost olmaz..
Dost dediğin, hep kendi sorunlarını anlatıp karşısındakini dinlemeyen değildir.Kimi zaman sen kimi zaman o anlatacaktır.Çıkar ilişkisi denen birşey yoktur dostlukta eğer varsa dostluk değildir onun adı..
Sadece iyi günde yanımda olan kötü günümde bana sırtını dönen insana arkadaşım demem ben mesela, çoğu insan da benimle hemfikirdir bu konuda..
Dostluk beraber gülebilmek, beraber ağlayabilmektir.Kısacası PAYLAŞMAKTIR....
Dostluk birbirini iyice tanımak ve inanmaktır.Kısacası GÜVENMEKTİR...
Dostluk sadece lafla değil gerçekten dost için birşeyler yapabilmektir.Kısacası FEDAKARLIKTIR...
Dostluk sadece iyi günde değildir.Kısacası SÜREKLİ OLANDIR...
Dostluk birbirine karşı anlayışlı olmak ve zaman zaman karşındaki olabilmektir.Kısacası AYNAYA BAKABİLMEKTİR...
Dostluk rahatça kendini ifade edebilmektir.Kısacası KONUŞMAKTIR...

Dostum olarak nitelediğim insanların elimden geldiğince her daim yanında olmaya çalışırım..Dostluk kolay bulunmaz değil mi? Kesinlikle haklısın diyorsunuz şu an.. Evet haklıyım çünkü bu su götürmez bir gerçek!...
Ama dostum olmayıp da dostummuş gibi davranan, sonra da arkamdan iş çeviren insanların da vay halinee..Gerçi o tiplere insan da denmez yaa neyse, bayağılaşmış, sığ, beyni olmayan insanların toplumda bile yeri yok bence..Midem bulanıyor bu tip insanları gördükçe, bir de insanız diye geçiniyorlar yaa işte o zaman kendi insanlığımdan tiksiniyorum.Onlar insansa eğer ben hayvan olmayı yeğlerim açıkcası. Maalesef ki bu tip insanlarla bir arada yaşıyoruz, zaman zaman da karşılaşıyoruz..İşte bu tiplerden bırak dost olmayı beklemeyi, insan olmayı bile beklememek lazım..

Çok sevdiğim, rahmetli Barış Manço’nun şarkısından ufak bir dizeyle bitiriyorum..

Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa,
Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa,
Sapa kulba kapağa itibar etme etme dostum;
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok.
Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum;
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok...

Hiç yorum yok: